Kahvenin Tarihi

En son güncellendiği tarih: 22 Ara 2020

Nitelikli Kahvenin özellikleri ve demleme yöntemleri gibi teknik konulara girmeden önce kahvenin tarihi ve kimyasından bahsetmek gerektiğini düşünüyoruz. Bu yazımızda kahvenin tarihinden biraz bahsedeceğiz. Kahvenin kimyası hakkındaki makalemize buradan ulaşabilirsiniz.


Öncelikle Kahve çekirdeğinden bahsetmeden önce kelimenin etimolojik kökeninden biraz bahsetmek isteriz. Bugün hemen her dünya dilinde ufak tefek bazı ses farklılıklarıyla ifade edilen kahvenin, Arapça kökenli bir kelime olduğu “qahwah” ve 17. yüzyılda Türkler aracılığıyla tüm dünyaya yayıldığı kabul edilmektedir.

Ancak bazı araştırmacılar Güneybatı Etiyopya’da, kahve bitkisinin anavatanı sayılan Soha bölgesindeki “Kaffa” şehrinin bu bitkiye adını verdiğini varsaymaktadır. Fakat bu varsayımı destekleyen hiçbir kanıt yoktur.


Kahve Çekirdeğinin Keşfi


570’li yıllarda ortaya çıktığı sanılan, önce 1470-1500 tarihleri arasında Mekke ve Medine’ye, ardında tüm islam dünyasında hızla yayılan kahvenin geçmişi efsaneler ve hikayeler ile doludur. Örneğin bir içecek olarak kullanılmadan önce, 8. yy da Habeşistan’da kahvenin kızartılıp ezilerek yağ ve tuz ile yenildiği bilinmektedir. Ancak ilk kez kahveyi kimin içtiğine dair net bir tarihsel kanıt yoktur. En yaygın efsane ise Khaldi adındaki çobana aittir: “Yemen’de Khaldi adında bir çoban Ay ışığında keçi sürülerini güderken, hayvanların bazı yeşil ve sarı meyveleri yediğini görür. O ana kadar uyuklayarak gezen hayvanlarda, bu meyveyi yedikten sonra bir canlılık görünür, oradan oraya zıplayıp durur, hatta mehtapla dans etmeye başlarlar ve herhangi bir yorgunluk belirtisi göstermezler. Bunun üzerine Khaldi de bu yemişleri yer ve kendini dinç hisseder. Bu esrarlı meyvelerden keşişlere söz eder. Çobanla iki keşiş sürünün otladığı yerlere gönderilir ve bilmedikleri çalı türünden birkaç dal koparıp içecek olarak hazırlayarak içerler. Ve onlar da geceyi canlı, neşeli bir ruh hali içinde geçirirler. Belirli saatlerde nöbet tutmayı ve dua etmeyi gerektiren manastır kurallarına uymayı kolaylaştıran bu içecek tüccarların da ilgisini çekmeyi başarmış ve Kahve yayılmaya başlamıştır.”





İkinci efsane ise Şazeliye tarikatının kurucusu Ebu’l-Hasan Şazeli’nin, 1258’de Hacca giderken yolda müridi Şeyh Ahmed ile yaptığı derin bir sohbet esnasında kahve çekirdeklerini kaynatarak içtiğine dairdir. Bu yüzden Şeyh Şazeli, kahveci esnafı tarafından “pir” olarak anılır. Özellikle Osmanlı döneminde İstanbul’da yer alan pek çok kahvehane ve tahmis (kavurma) dükkanında “Ya Hazret-i Şeyh Şazeli” levhası asılırdı.





Kahvenin yayıldığı ilk islam coğrafyası “Mekke ve “Medine"dir. Her yıl hac ibadetlerini yerine getirmek için gelmiş olan müslümanların memleketlerine dönerken kahve çekirdeklerini de yanlarında götürdükleri düşünülmektedir. Bu şekilde kahve Mekke ve Medine'den Kahire, Şam, Halep ve İstanbul’a buradan da Avrupa’ya yayıldığı düşünülmektedir.


Devamı çok yakında ...



38 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Kurumsal

Yardım

Satış ve İade

Mağaza Politikası

Müşteri Hizmetleri: +90 537 457 4873

Meet Lab Coffee © 2016 - Tüm Hakları Saklıdır.